
Okullardan peş peşe gelen vaka haberleri ebeveynleri tedirgin ederken,kızı zorlu bir tedavi sürecinden geçen bir ebeveyn yaşadığı korku dolu günleri paylaştı. Uzman isim,virüsün dışkı ve temas yoluyla haftalarca bulaşmaya devam edebileceği konusunda uyarırken,ailelerin dikkat etmesi gereken belirtileri ve alması gereken önemleri anlattı.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Haberin Devamı
Son günlerde okullardan gelen vaka haberleri ebeveynler arasında büyük endişeye yol açıyor. Biz de dört yaşındaki kızımın kreşinde sınıf arkadaşına el-ayak-ağız hastalığı teşhisi konulmasıyla bu acı gerçekle yüzleştik. İlk vakanın hemen ardından,ne yazık ki kısa süre içinde okuldaki diğer sınıflarda da benzer vakaların çıktığını öğrendik.
Bulaşıcılık hızı son derece yüksek olan bu virüsün sadece bir okulda bile bu kadar kısa sürede yayılması,gözleri hastanelerin acil servislerine çevirdi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ufuk Erenberk de tabloyu doğruladı,“Özellikle son günlerde diğer virüs enfeksiyonları ile el-ayak-ağız hastalığı olan vakalarda da artış gözlüyoruz” diyerek durumun ciddiyetini ortaya koydu.
ÖNCE MENENJİT DENDİ SONRA TEŞHİS KONDU: EL-AYAK-AĞIZ HASTALIĞI
Haberin Devamı
Salgının çocukların bedeninde yarattığı etki ve ailelerin yaşadığı panik ise sınır tanımıyor. Hastalığın kuluçka süresinin kısalığı ve belirtilerinin başta diğer ağır hastalıklarla karıştırılabilmesi ebeveynlerin kâbusu haline gelmiş durumda. Yaşanan bu zorlu süreci ve hastalığın küçük bir çocuğun bedenindeki ağır seyrini,1,5 yaşındaki kızı bu hastalığa yakalanan Y.S. şu sözlerle anlattı:
“İki gün öncesine kadar hiçbir şeyi olmayan çocuk bir anda ateşlendi. Önce soğuk algınlığı sandık. Doktorunun soğuk algınlığı gibi durumlarda kullanmamızı önerdiği ilaçlardan kullandık ama hiçbir sonuç alamadık. Bir gün sonrasında özel bir hastaneye gittiğimizde menenjit olabilir dendi. O anı hiç unutmuyorum,çok korkmuştuk. Belirtiler ilk olarak ağız içinde kendini gösterdi,daha sonra vücuduna yayıldı.”
Yapılan değerlendirme sonrasında devlet hastanesine sevk edildiklerini söyleyen Y.S.,“Hastanede bir bölümün burada olmadığını söylediler. Tam olarak hatırlamıyorum ama özel bir dilekçe gibi bir şeyle Kartal Devlet Hastanesi’ne sevk edildik. Doktorlar kızımı görür görmez bunun el-ayak hastalığı olduğunu söylediler” dedi.
‘HASTALIK ZOR GEÇTİ,SÜREÇ ÇOK YIPRATICIYDI’
Hastalığın küçük yaşta bir çocuk için oldukça ağır geçtiğini ifade eden Y.S.,kızının hastanede izole bir bölümde tedavi altına alındığını söyledi:
Haberin Devamı
“Çocuk küçük olduğu için hastalık çok zor geçti. Hastanede karantina gibi bir bölüme aldılar. Gerekli tedaviler yapıldı ama enfeksiyonun iyileşmesi çok zor oldu. Eşim kızımızın yanında dört gün boyunca hastanede kaldı. Ona nasıl bulaşmadı hala anlamıyoruz. Yetişkinlerde de görülebildiği söylendi bize. Özetlemek gerekirse bizim için çok zorlu bir süreçti. Tedavisi olan bir hastalık olması sevindirici elbette ama 1,5-2 yaş arasında bu hastalık çok zorlu.”

POLİKLİNİKLERDE VAKA ARTIŞI: SUÇİÇEĞİ İLE KARIŞTIRILABİLİYOR
Son haftalarda poliklinik ve acil servislere başvuran çocuk vakalarını değerlendiren Doç. Dr. Ufuk Erenberk,özellikle son günlerde diğer virüs enfeksiyonları ile el-ayak-ağız hastalığı olan vakalarda belirgin bir artış gözlediklerini ifade etti.
Haberin Devamı
Hastalığın ayırıcı tanılarına ilişkin kritik bilgiler veren Doç. Dr. Erenberk,el-ayak-ağız hastalığının suçiçeği veya alerjik reaksiyonlarla sıkça karıştırıldığına dikkat çekti.
Bu iki hastalığın vücutta döküntü yapması nedeniyle birbirine benzetildiğini ancak tamamen farklı virüs ailelerine ait olduğunu belirten Erenberk,ayırıcı semptomları şöyle açıkladı: “Suçiçeği tüm vücuda,hatta saç diplerine kadar yayılabilen,çok yoğun kaşıntılı ve iz bırakma riski olan bir döküntü tipiyken; el-ayak-ağız hastalığı daha çok el,ayak,ağız ve kalça gibi organları etkiler,gövdede sıklıkla gözlenmez. Ayrıca suçiçeği geçiren bir kişi genellikle ömür boyu bağışıklık kazanırken,el-ayak-ağız hastalığına neden olan farklı virüs tipleri olduğu için bu hastalığı bir çocuk birkaç kez geçirebilir.”
Haberin Devamı
BULAŞ YOLLARI VE KRİTİK BULAŞICILIK SÜRESİ
Hastalığın çocuklar arasında ve ortak kullanım alanlarında hızla yayıldığına vurgu yapan Erenberk,bulaşın daha çok öksürük,hapşırma,dışkı ve damlacık yoluyla gerçekleştiğini, ancak virüsün temas yoluyla da son derece kolay bulaştığını kaydetti. En sık çocuklarda görülen virüsün yayılım mekanizmasını aktaran Erenberk,hastalığı alan bir kişinin hapşırması veya öksürmesi yoluyla havaya saçılan salgıların herhangi bir nesnenin üzerine yapıştığını,bu nesnelere dokunan diğer bireylerin de virüsü kaptığını söyledi.
Bulaşıcılığın ne zaman başlayıp ne kadar sürdüğüne dair zamanlamayı açıklayan Doç. Dr. Erenberk,virüsün genellikle kızarıklıklar ortaya çıkmadan önceki dönemde en bulaşıcı halinde olduğunu dile getirdi. Hasta olunan 7 ila 10 gün boyunca bulaşıcılığın en yüksek seviyede seyrettiğini belirten Erenberk,klinik belirtiler bir hafta içinde geçse bile virüsün dışkı yoluyla vücuttan atılımının birkaç hafta daha devam edebileceği uyarısında bulundu.
Haberin Devamı

ÖZEL BİR İLACI VEYA AŞISI YOK
El-ayak-ağız hastalığı için geliştirilmiş spesifik bir ilaç veya aşı bulunmuyor,tedavicinin temelini semptomların hafifletilmesi oluşturuyor. Ağrı kesiciler,ateş düşürücüler ile ağız içi gargara veya spreylerin süreci rahatlatmak için kullanıldığını aktaran Erenberk,ebeveynlerin evde uygulayabileceği bakım yöntemlerini detaylandırdı.
“Kalabalığın yoğun olduğu alanlar ve yüzeyler sabunlu suyla iyice temizlenmeli,çocukların yoğun olduğu ortamlarda hijyen prosedürleri titizlikle uygulanmalı ve ortam sık sık havalandırılmalıdır. Kapı kolları,tuvaletler ve oyuncaklar gibi ortak kullanım alanlarında virüsler günlerce yaşayabildiği için bu yüzeyler uygun yüzey temizlik malzemeleri ile her gün düzenli olarak dezenfekte edilmelidir.”
Gözden Kaçmasın

Cemil Tugay’ın tahmin ettiğinden çok farklı bir insanHaberi görüntüle

© Türkiye haberleri bugün Gizlilik Politikası Bize Ulaşın